FİDAN - Dini, İlmi ve Edebi Dergi
                                                                                    
                                                                                    
                                                                                    
                                                                                    
 
   
 

Anasayfa

Yazarlarımız

Hakkımızda

Künye

ABONELİK FORMU

İletişim

Kapak

Hasbihal

Kapak Konusu

Makaleler

Bakış

İfade-i Meram

Yansımalar

Kurana Dair

Köşeler

Kültür Deryamızdan

Sağlık

Kadın ve Aile

Hakikat Heybesi

Gündem

Şiir Tahlili

Oku Yorum

Üstad

Dünya Gündemi

Röpörtajlar

Aktüel Röportajlar

 Dr. Gülcemal Arslan
fidan@kestanepazari.org.tr
Çocuk Hastalıkları Uzmanı

Sayi: 89 / Temmuz - Eylül 2016

Su Çiçeği

Çocukluk çağının çok bulaştırıcı virüs hastalıklarından biridir. Doğumdan başlayarak her yaşta görülebilir. Suçiçekli birisi ile kapalı alanda karşılaştıktan 7-14 gün sonra burun akıntısı, boğazda kızarıklık ile nezle gibi başlar. Hafif ateş, kırıklık ile sırttan başlayan kaşıntılı içi su dolu kabarcıklar hastalığın belirtileridir. Deri döküntüleri önce küçük kırmızı bir kabarcık şekilde başlar, daha sonra ortasından çökme olur ve kabuklu bir yara şekline dönüşür. Görünümdeki
bu gelişmeler saatler içinde gelişir ve döküntülerin sayıları artar. Suçiçeği kabarcıkları ileri derecede rahatsız edecek şekilde kaşınır. Hastalar kaşımanın ve suçiçeği kabarcıklarını patlatmanın ciddi tehlikeler taşıdığını bilmesine rağmen dayanamaz ve çiçekleri kaşırlar. Doktorların ilk görevi hastanın şiddetli kaşınma hissini yatıştırması olmalıdır. Bunun için haricen sürülecek sulu pudralar ve kaşıntıyı içten kesecek şuruplar hastaya yeterli dozda verilmelidir.

Suçiçeği vücut direncini kıran bir hastalık olduğundan istirahat önemlidir. Bu nedenle hastaların, okulda hasta çocuklarla bir arada kalması sakıncalı olduğundan, 10-20 gün süreyle istirahat etmek üzere evlerine gönderilmeleri gereklidir.

Beslenmede aşırı yağlı yiyecekler, kızartmalar, yumurta, balık, kuru yemişler, kaymak ve tereyağı gibi kaşıntıyı artıran yiyeceklerden sakınmak gerekir. Döküntüler devam ettiği süre içerisinde hasta banyo yapmamalıdır. Çok sıcak
havalarda mecbur kalınırsa sadece hastanın başını eğerek saçları yıkanabilir. Yaraların açılması ya da kaşıma sonucu banyo suyundaki mikropların yaraların içine girmesi sonuçta iz bırakan çıbanların çıkmasına neden olabilir. Hâlbuki
basit suçiçeği döküntüleri hiçbir zaman iz bırakmaz. Döküntüler saçlı deride, ağzın içinde, burnun içinde ve bütün derinin bulunduğu her yerde çıkabilir. Ayrıca akciğerlerin içinde, mide bağırsak kanalında kabarcıklar oluşabilir. Akciğerde oluşan döküntülerin patlaması ile hafif bir öksürük; mide bağırsak kanalında oluşanlar ise karın ağrısı ve ishale neden olabilir. Kirpik diplerinde döküntülerin olması ve gözün içerisinde çiçeklerin açması sonucu göz hastalıklarına
neden olabilir. Böyle durumlarda hemen doktora başvurulmalıdır. Bu gibi özel durumlarda özel tedaviler gerekli olur. Ayrıca ihtiyaç halinde suçiçeğinin mikrobuna yönelik  ilaçlar gerekirse doktor kontrolü altında kullanılabilir.

Suçiçeğinde Kesinlikle Aspirin Kullanılmamalıdır

Suçiçeği geçirmekte olan hastaya aspirin ve aspirin içeren ilaçlar kesinlikle verilmemelidir. Aspirinin suçiçeği, kabakulak, kızamık, gibi viral hastalıklarda bazen reye sendromu denilen ölümcül bir hastalığa neden olduğu bilinmektedir.

Çocukluğunda suçiçeği geçiren bir kişi ömrünün sonuna kadar bağışık kalır ve bir daha suçiçeği olmaz. Ancak savunma sistemi zayıflamış kişilerde hangi yaşta olursa olsunyeniden aynı virüsle hastalık başlar. Ama artık suçiçeği değil zona adı verilen ağrılı sinir iltihabı şeklinde hastalık ortaya çıkar. Zonanın çok özel antiviral ilaçlarla tedavi edilmesi şarttır. Fakat başlar başlamaz acilen ilaç verilmelidir. Zonanın başlamasından 7-10 gün sonra antiviral ilaç verilmesi ciddi bir yarar sağlamamaktadır. Hastanın şiddetli ağrıları maalesef uzun bir süre devam etmektedir. Suçiçeği yaraları 10-28 günde tamamen iyileşip yok olurken, zona yaraları aylarca sürmektedir.

Bu hastalığın aşısı geliştirilmiştir. Tek doz yapılan aşı çoğunlukla hayat boyu bağışıklı bırakmaktadır.

İmam Hatip Takvimi
 
 

Fidan Dergisi © 2009 - 2017 Hakları Saklıdır.

TRX Yazılım Tarafından Yapılmıştır.