FİDAN - Dini, İlmi ve Edebi Dergi
                                                                                    
                                                                                    
                                                                                    
                                                                                    
 
   
 

Anasayfa

Yazarlarımız

Hakkımızda

Künye

ABONELİK FORMU

İletişim

Kapak

Hasbihal

Kapak Konusu

Makaleler

Bakış

İfade-i Meram

Yansımalar

Kurana Dair

Köşeler

Kültür Deryamızdan

Sağlık

Kadın ve Aile

Hakikat Heybesi

Gündem

Şiir Tahlili

Oku Yorum

Üstad

Dünya Gündemi

Röpörtajlar

Aktüel Röportajlar

 Yrd. Doç. Dr. Raşit Çavuşoğlu
rasitbuka@hotmail.com
İKÇÜ İslami İlimler Fak. Türk İslâm Edb. Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Sayi: 89 / Temmuz - Eylül 2016

Edep

İyi ahlak, güzel terbiye, incelik, utanma, zarafet, itidal halinde olmak gibi anlamlara gelen edeb tasavvufta, kişinin ifrat ve tefrit arasında orta bir yol tutması ile iki uç arasındaki sınırın korunmasıdır.1 Tasavvuf bütünüyle edepten ibarettir. Bazı mutasavvıflarca edeb iki şekilde açıklanır. İlki, zahirî edeb; ameli riyadan, münafıklıktan korumaktır. İkincisi ise batınî edeptir ki; kalpteki şehvet, itiraz, iradede zayıflık gibi olumsuz vasıfları temizlemekten ibarettir. 2 “Edeb”
kelimesini oluşturan “elif”, “dal” ve “be” harfleri “eline, diline, beline” sahip olmak anlamına geldiği şeklinde de ayrı bir izah yapılmıştır. Bu sebeple, “Edeb yâ Hû” ibaresi kültürümüzde ve hat sanatımızda önemli bir yere sahiptir.Raşit

Edeble fahr-ı âlem oldı ekrem
Edeble oldı halk içre muazzam


Hz. Peygamber (sav), insanlığa rehber olan ahlakî davranışları ile içinde yaşadığı topluma ve kendinden sonra gelecek toplumlara en güzel örnek olarak takdim edilmiştir. O’nun edebinin tüm insanlığa örneklik teşkil ettiğini “Rabbim beni en güzel şekilde edeblendirdi, terbiye etti”3 sözlerinden anlıyoruz. Bu beyitte şair, Hz. Peygamber’in yaratılmışlar içinde en seçkin ve en muteber bir insan olmasının edeble mümkün olduğunu vurgular. Çünkü edeb kavramı içerisinde güzel ahlâk, terbiye, hayâ, zarafet ve ölçülü olma vasıfları bulunur.

Edeb erkân kalupdur ol Nebîden
Ebû Bekr u Ömer Osmân Alîden


“Edeb”, Hz. Peygamber’in insanlığa bıraktığı ulvî bir mirastır. Aynı şekilde Allah Rasûlü’nün halîfeleri olan Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali de edeble muttasıf idiler. Edeble muttasıf olma, bütün hâl, hareket ve tavırlarında ölçülü, güzel davranışlı olma hâlidir. Bu  hâlin hiddet, öfke, beklenmedik durumlarla karşılaşma durumunda da değişmemesi edebli olmanın bir alâmet-i fârikasıdır. es-Sıddık ve el-Atîk lakaplarıyla anılan Hz. Ebûbekir, adaleti ve kararlı kişiliği ile bilinen Hz. Ömer, nezaketi ve kibarlığı ile tanınan Hz. Osman ve çocukluğundan itibaren Hz. Peygamber’in terbiyesi altında bulunan Hz. Ali’nin güzel ahlak, doğruluk, nezaket gibi üstün ahlakî vasıflarının her biri edeb kavramıyla doğrudan ilgilidir.

Seni maksûda irgüren edebdür
Ne irfân ne ilm ne hû nesebdür


İnsanı, amacına ulaştıran en önemli haslet edeptir. Şaire göre, insanı insan yapan özellik edebli olmaktır. İlim, irfan ve mizaç edepten sonra gelir. Hatta edeb, erkân ve ahlak ile birlikte olmayan ilmin kişi ve topluma herhangi bir faydası yoktur. Şair burada, edebli olmayı her şeyin üstünde görmektedir. Bu beyit bir bakıma, Hz. Ali’nin, “Fazîlet, ilim ve edebledir, mal ve neseple değildir.” sözünün şiire dönüşmüş halidir. 

Et-tasavvuf küllühâ âdâb bil
Sanma ki ma‘rifetdür kâl u kîl


Şâh Velî Ayıntâbî’nin, Risâletü’l-Bedriyyesi’nde geçen “edeb” kavramıyla ilgili yukarıdaki beyitler, insan olmanın ilk şartlarından birinin “edeb” olduğunu ifade eder. Edeberkân olmadan sırf kuru ilmin kişiye herhangi bir faydasının olmadığı ise Tasavvuf edebiyatında sıklıkla zikredilen “kîl ü kâl” deyimiyle açıklanır. Yani kişi “kâl” ile değil, “hâl” ile bilinir ve tanınır. Edebi anlatan hemen yer yerde bir mısrâ-i berceste olarak geçen ve yazarı bilinmeyen aşağıdaki beyit, edebin ârifler-bilgeler arasında makbul olan en önemli hüner olduğunu ifade eder:

Ehl-i irfan arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbûl imiş illâ edeb, illâ edeb




 

İmam Hatip Takvimi
 
 

Fidan Dergisi © 2009 - 2017 Hakları Saklıdır.

TRX Yazılım Tarafından Yapılmıştır.