FİDAN - Dini, İlmi ve Edebi Dergi
                                                                                    
                                                                                    
                                                                                    
                                                                                    
 
   
 

Anasayfa

Yazarlarımız

Hakkımızda

Künye

ABONELİK FORMU

İletişim

Kapak

Hasbihal

Kapak Konusu

Makaleler

Bakış

İfade-i Meram

Yansımalar

Kurana Dair

Köşeler

Kültür Deryamızdan

Sağlık

Kadın ve Aile

Hakikat Heybesi

Gündem

Şiir Tahlili

Oku Yorum

Üstad

Dünya Gündemi

Röpörtajlar

Aktüel Röportajlar

 

Sayi: 89 / Temmuz - Eylül 2016

Hz.Hacer '' Allah Bize Yeter''

Hz. İbrahim bir Peygamberdir, hem de Rabbinin emrini tebliğ etmesi sebebiyle ateşe atılmaya razı olacak kadar büyük bir teslimiyet sahibidir. Ama ya Hacer?

Hacer de bu büyük Peygambere layık bir ümmet, layık bir hanım olduğunu ispat edecektir. Hz. İbrahim, Hacer ile İsmail’i yerleştirdikten sonra Kenan diyarına dönmek üzere yola koyulduğunda Hacer’e tevekkül etmek ve ”Allah bize yeter” demek düşüyordu. Ama bu kolay mıydı? Bu kurak vadide içme suları beklediğinden de çabuk bitmişti. Ne olacaktı şimdi? Allah’ın Meleğinin, hakkında büyük müjdeler verdiği oğlu İsmail, bu sıcakta susuzluğa dayanabilecek miydi? Hz. İbrahim bir daha ne zaman gelecekti? Onlara su ve erzak getirmesi uzun sürecek miydi? Acaba buralardan hiç kervan geçmez miydi, onlara biraz su versin? 

Hz. Hacer, Cenabı Hakkın vaat ettiği yardıma güveniyordu ama nasıl ve nereden geleceğini bilemiyordu. Üzerine düşeni yapmadan, boş boş oturup beklemek olur muydu? Hz. Hacer elinden gelen tek şeyi yapıyordu; ilerde Safa ve Merve adı verilecek olan tepelere tırmanıyor, etrafı gözetliyordu. Bir birine bir diğerine… 

Onun bu fiili duası Rabbinin yardımını cezp etmişti. Ve Hz. Hacer’in sa’yi, kulluk edebine yakışanın sebeplere riayet etmek ve gayret etmek olduğunu göstermesi açısından güzel bir örnek olarak ümmetin hac menasiki olacaktı. Velev ki bu koşmanın, görünen hiçbir neticesi olmasa; Rabbin vereceği rızık İsmail’in topuğunu vurduğu yerde kendiliğinden kaynayacak olsa bile…

Hz. Hacer yerden kaynayan suyu görünce koştu ve etrafını çevreleyerek onu bir göze haline getirdi. “Allah İsmâil’in annesi Hacer’e rahmet etsin! O, Zemzem’i kendi haline bıraksaydı, suyun etrafına kum gerip havuz havuz yapmasaydı, muhakkak zemzem akar ve bir ırmak olarak devam ederdi” (Buharî, Şirb,10; Enbiya, 9) İşte Rabbinin yardımı imdada yetişmişti. Çöl gibi kurak bir vadide kaynayan bir pınar çok geçmeden Yemen tarafından gelen Cürhümlü kabileyi
cezp etmişti. Hz. Hacer artık yalnız da değildi.

 Hz. İbrahim erzakla birlikte onların yanına geldiğinde gördüğü manzaraya ve Rabbinin yardımına şükretti. Ama Peygamberlerin şükrü öyle kolay mı? Rüyasında oğlu İsmail’i yere yatırmış kurban ettiğini görüyordu, Hz. İbrahim. Baba-oğul Rablerinin zorlu imtihanından geçmek üzere Mina tepesine doğru giderken şeytan önce onlara, sonra da en çok umut bağladığı Hz. Hacer’in yanına, vesvese vermeye koşmuştu.

“Oğlun nerede? Babası onu nereye götürdü? Neden yanına bıçak ve ip aldı? Biliyor musun; babası onu kurban etmeye götürdü. Şimdi onu koyun gibi boğazlayacak. Hemen git buna mani ol!”

Evlat sevgisi bir anne için her şeyden öteydi, hele Hz İsmail gibi sevimli ve akıllı bir evladın sevgisi… Hz. Hacer büyük imtihandaydı. Peygamberine imanı ve Rabbinin emrine teslimiyeti bu imtihanı geçmeye yetecek miydi?

Hacer, Şeytanın son umudunu da kursağında bırakacak destansı cevabı verdi ve böyle bir aileye layık bir hanım ve anne nasıl olunur, gösterdi:

“Eğer bunu ona Rabbi emrettiyse ben de buna teslim oldum”


Allah cümlemize, emirlerine böyle teslim olmayı ve takdirine rıza göstermeyi nasip eylesin. 

“Siz de onların (kesilen kurbanların) etinden hem kendiniz yiyin, hem de yoksula ve fakire yedirin.” (Hacc, 22/28)

Kurban Eti Nasıl Değerlendirilir?

Kesilen kurbanın eti üçe ayrılır. Bir kısmı ev halkı için ayrılır, üçte biri akraba ve komşulara dağıtılır. Geriye kalan üçte bir de fakir ve muhtaçlara verilir.

İmam Hatip Takvimi
 
 

Fidan Dergisi © 2009 - 2017 Hakları Saklıdır.

TRX Yazılım Tarafından Yapılmıştır.